Sohbetler (Eylül 2016)

Bir kimseyi asrın allâmesi de görsen, onun zâhirde olan ilim ve mârifetine bakmayıp Allah’la ve halk ile olan ahdine vefa edip etmediğine bak. Çünkü ilim, kabuk gibidir; ahde vefa etmek de o ilmin özüdür.

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 451)
*****
Vefakâr olmaktan konuşulurken, söz, Erenköyü’nde yaz mevsimini içinde geçirdiğimiz Doktor Suphi Neş’et Bey’in köşkünün bahçesindeki ceviz ağacına intikâl etti. Hocamız bize dâima,
– “Vefâ, Allah’ta ve Allâh’ın sevgililerindedir”
demiş ve her söylediğini işlemesine alışmış olduğumuz için bu hükmünü de hareketleri ile doğrulamak ve isbat eylemekten geri kalmadığını göstermiştir. İşte, havalar sertleşmiş ve yazlıktan Konağa nakledeli bir hayli zaman geçmiş olduğu halde, bir gün Erenköyü’ne gidip ceviz ağacını ziyâret etmek arzusunu gösteren Hocamız:

– “O bana yazın süt annelik etti. Meyvesinden yedim. Şimdi gidip
ağacı okşamak isterim” diyerek İstanbul’dan Kadıköyü yakasına geçip ağacı ziyâret eylemiştir.

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 6)

*****

“Elbet Allah’tan başka kimsede vefa yoktur. Bir de Allah yolunun yolcularından başka… Dünya ehlinin dostluğu, büyük bir balona benzer. Küçük bir iğne batırılınca hemen sönüp gider. Onun için bu dünyâda cefâ görmek istemeyenler, dünyadan ve dünya ehlinden vefa beklememelidirler.”

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 97)

*****
“Dünya demek, dedikodu; hayat demek, can çekişmek demektir. Hayâta ibret gözüyle bakanlar tedkik ve takip edenler bunu her an görebilirler. Göremeyenler ise târihi okusunlar. Dünyânın herhangi bir varlığına vefa görmek ümidiyle bağlanan kimse mutlak cefâ görür. Bu kaide değişmez. Herkes bu değişmeyen kaide önünde müsavidir. Çünkü hayat gelmek, çekmek, ölmek kelimeleri içinde toplanabilir. Ulumuz, Peygamberimiz bile bunun dışında kalmış mıdır?
O yaptığı haksız muamelenin cevâbını alan kimseye gelince, Cenâb-ı Hak yine onu esirgemiş ki kabahatini geciktirmeden cezalandırdı. Eğer sevilmeyen bir kimse olsa idi, suçu geriye kalırdı.

Şunu biliniz ki kimsenin hakkı kimsede kalmaz. Ve herkes ne ederse onu bulur. Yalnız kimine err kimine geç!”

(Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 407)

The following two tabs change content below.
Ken'an Rifâî

Ken'an Rifâî

Ken'an Rifâî

Son Yazıları: Ken'an Rifâî (Profiline git)

0 yorumlar

Yorumla

Yorum yapmak ister misiniz?
Gelişmemizde katkınız olsun.

Bir Yorum Yazın