Tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Her Nefes Dergisi, bu yolculuğa bir yol göstericinin rehberliğinde çıkan ve aldıkları her nefesi yeni bir fırsat ve hizmet vesilesi olarak görmeye çalışan tâlihli yolcuların zevkli hayatından akisler sunuyor. Alıp verilen her nefesin, ömrün kısalmasının değil, bereketlenmesinin bir işâreti olabilmesi için, uluların ummânından alınan aşk, irfan ve hikmet suyuyla gönüllerimizi yıkıyor. Bu dünyayı idrak zevkiyle dolarak yaşamanın yollarını gösteriyor.

HALUK DURSUN’UN ARDINDAN

Kurban Bayramı’nda ve Muharrem ayı öncesinde çok kıymetli bir arkadaşımızı, dostumuzu, Türk milletinin çok önemli bir şahsiyeti olan büyük âlim, hoca, Haluk Dursun’u kaybettik. Kaybetme kelimesini ben hiç sevmem. O, her iki âlem için bir kazançtı. Mutlaka ki her şeyiyle faydalanılacak bir vücuttu ki Allah onu kurban olmaya seçmişti. Daha Emin Işık Hocanın hasretine dayanamaz […]

HİZMETLE YANAN ÇERAĞ

  İnsan ya başkalarının kusurlarıyla ya da kendi süsü püsü ile uğraşmaya meyillidir. Gözünü dışarıya dikip kendi kusurlarını görmemek için elinden geleni yapar. Birçoğumuz bu halde iken, Kars’ın mânevî sultanlarından olan Ebu’l-Hasan Harakānî Hazretleri (v. 1033) de vaktini ve enerjisini halka hizmet ile geçirmiş bir âriftir. Bütün büyük üstadlar gibi Hz. Harakānî’nin örnek hayatı, sözleri […]

Meşkûre Sargut Hâtırasına

Efendim, Allah hepinizden râzı olsun. Tasavvuf Araştırmaları Enstitüsü’nün misyonu, Meşkûre Sargut’un 86 yıllık ömründe, hayal ettiği bir hakikati gerçekleştirdi. Farklılıkların bir araya gelişi, aslında farklılıkların olmayışı ve her yolun Allah’a giden bir yol olduğu ve gideceğimiz yerin bir olduğu mânâsını öğretti annem bize. Tasavvufun global bir lisan olduğunu, bütün ülkeleri, bütün dinleri, bütün yolları, bütün […]

Hepimizin Hikâyesi

Bir varmış bir yokmuş… Ezel âleminden bir isim bir cisim giyip bu âleme gelmiş. Gelmiş de daha ilk andan itibaren arzularının ve isteklerinin esiri olmuş. Yemek yemek, oynamak istemiş, canı o an ne istiyorsa ağlayarak ve bağırarak arzularının gerçekleşmesi için uğraşmış. Gel zaman git zaman, bu cisim büyümüş, arzuları hiç bitmemiş, hep istemiş, aldıkça kendini […]

Son Perde

Bir dervişin gidişine tanık oldum. Bu mekândan nasıl gidilir, öğretti bana. “Hâl etmek ne ola ki?” derdim. Anladım… “Kanserle savaşıyor” diye düşünürdüm hep. Gidişinin ardından idrak ettim ki, savaş değil danstı yaptığı eylem. Tıpkı semâ gibi… Gelen misafirinin etrafında dönerek uyumla, zarâfetle, Rabbinin mûsıkîsi ile uyumlu bir ibâdetti deneyimini taşıyışı. Olanı sevgiyle kabul edip bu […]

Orkestra Zikreyledi

  Kerim Vakfı’nın proje ortaklarından olan Nef Vakfı’nın yeni girişimleri olan Nef Filarmoni Orkestrası, ilk konserlerine besmele kabilinden Kenan Rifâî Hazretleri’nin beste ve güftelerinden oluşan bir repertuvar ile başladı. 10 Ocak günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda gerçekleşen konser, “İlâhiyât-ı Ken’ân”dan seçilmiş olan güfte ve bestelerle dinleyicilere ulaştı. Çok yoğun bir katılımın olduğu gecede, hiç […]

Hafif adımlar ile

3 senedir kendi sitemde blog yazıyorum ancak en çok bu yazının konusunu bulmakta epey zorlandım. Yazı talebi geldiğinden beri -belki 10 gündür-  aklımın bir köşesinde hep bu yazı vardı. Ancak olmuyor, olmuyor, olmuyor, istediğim konuyu ve anlatımı tam bulamıyordum.  Sonra düşündüm ki niye bu kadar çabalıyorum? Mükemmel bir yazı yazmak zorunda değilim. Kimseyi etkilemek zorunda da […]

Editörden (Ekim-Kasım-Aralık 2018)

Her Nefes dostlarımıza gönülden merhaba, Nice bir aradan sonra yine kavuştuk sevgili dostlarımız; bu sayıda konumuz her zamanki gibi yaşanabilir, hayatımızın parçası olan tasavvuf ve Allah aşkı olacak. Bu sayımız da, çıktığı ayların yüzü suyu hürmetine olsa gerek, 29 Ekim gibi bayramlar, 17 Aralık gibi kavuşmalar, Şeb-i Arus’lar var. Dostlarımızı sahibine teslim ettik ve huzurunuza […]

Sohbetler (Ekim-Kasım-Aralık 2018)

SOHBETLER   Dünya ehlinin vefâsızlığından bahsediliyordu: “Elbet Allah’tan başka kimsede vefâ yoktur. Bir de Allah yolunun yolcularından başka.. Dünya ehlinin dostluğu, büyük bir balona benzer. Küçük bir iğne batırılınca hemen sönüp gider. Onun için bu dünyâda cefâ görmek istemeyenler, dünyâdan ve dünyâ ehlinden vefâ beklememelidirler.”   (Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyatı, İstanbul, 2000, s. 15) […]