Tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Her Nefes Dergisi, bu yolculuğa bir yol göstericinin rehberliğinde çıkan ve aldıkları her nefesi yeni bir fırsat ve hizmet vesilesi olarak görmeye çalışan tâlihli yolcuların zevkli hayatından akisler sunuyor. Alıp verilen her nefesin, ömrün kısalmasının değil, bereketlenmesinin bir işâreti olabilmesi için, uluların ummânından alınan aşk, irfan ve hikmet suyuyla gönüllerimizi yıkıyor. Bu dünyayı idrak zevkiyle dolarak yaşamanın yollarını gösteriyor.

Nefis ile Sohbetin Tadı

Olduğun şey ne ise o yok. Olmayanı tadıyorsun. Sen tattığın şey isen, sen de yoksun. Ne, nasıl, neyi, nerede, ne zaman tadıyor diye sorgulamaya başlamak demek, aklın tek başına yetmediğinin farkına varmasıdır bir anlamda. İnsanın gönlü duruyor. Ona sesleniyor. Akıl, gönlü kendi pusulası olarak belirleyince ferahlıyor. Sorusu kalmıyor. Sorular, cevap oluyor. Aslen sorular cevapların ta […]

Editörden (Temmuz 2013)

Merhaba Her Nefes Dostları,   Bir ay daha geçti ve Temmuz sayımıza ulaştık. Dergimizin konusu bu ay Hakk’a kavuşmalarının 63. senesini idrak ettiğimiz hocamız, bir koca sultan Ken’an Rifâî Hazretleri… Yalnız kendi değil, yetiştirdiği, mürşitlik ettiği müstesnâ öğrencileri vâsıtasıyla devirler sahibi, hâlâ zamana hükmeden, zamanın babası (ebû’l vakt) bir insân-ı kâmil…   Bu büyük sultanları […]

Sohbetler (Temmuz 2013)

Semîha Hanım: – Mecnun, Leylâ’ya giderken, zevk ve istiğrakının ziyâdeliğinden, devesinin yularını bırakır, deve de yavrusunun bulunduğu şehre dö­nermiş. Mecnun bu ters gidişle kendine gelince bir daha dalmamak için karar verirse deyine ihtiyar sız olarak kendinden geçince, deve tek­rar geri dönermiş. Nihayet Mecnun, başka çâre olmadığını anlayarak deveden atlayıp Leylâ’nın tarafına yaya olarak gitmiş: – […]

Ken’an Rifâî Hazretleri’nin Hayâtı

1867 senesinde Selânik’te dünyâya gelen Ken’an Rifâî Hazretleri, Filibe hânedanından Hacı Hasan Bey’in oğlu Abdülhalim Bey’le Hatîce Cenan Hanım’ın çocuklarıdır.   İstanbul’da Galatasaray Sultânîsi’ni (bugünkü Galatasaray Lisesi) bitirdikten sonra Bâb-ı Âlî Hâriciye Kaleminde vazîfe almış, Acem Mektebi’nde tabiat muallimliği yaparken Posta – Telgraf Nezâreti’nde Alman müşâvir Groll’ün muâvinliğine getirilmiş, bu arada da Hukuk Fakültesi’ne devâm […]

Cemâlnur Sargut’la Söyleşi: “Ken’an Rifâî Hazretleri’nin Öğrettiği Şey, Ahlâk-ı Muhammedî’dir”

“Ken’an Rifâî Hazretleri’nin Öğrettiği Şey, Ahlâk-ı Muhammedî’dir”   Müge Doğan: Hocam, bu ay 20.yy. mutasavvıflarından Ken’an Rifâî’den bahsetmek istiyoruz. Kendilerini ve diğer mutasavvıflardan farkını  anlatır mısınız?   Cemâlnur Sargut: Aslına bakarsan insân-ı kâmil vasfına en güzel uyanlardan bir tanesi hocam Ken’an Rifâî’dir. Zirâ O, kemâl noktasında kendi varlığını yok etmiş, etrâfa dâimâ fayda saçmak için […]

Sırr-ı Hâl (Şiir)

Şâh-ı Merdan gözüm oldu âlemi seyreyledi Gördüğünü nokta dürüp kirpiğime üfledi   Güneşi suya gark edip semâya taş bağladı Cümle zıdları toplayıp aklımı halkeyledi   Gaybı parça parça etti vücûdumu süsledi Üfledi Hak nefesinden rûhuyla küfreyledi   Ona hamd ü senâ eden hizmetiyle şenlenen Bunca dili mühürledi, arıya vahyeyledi   Bir günahımın içinden bin sevab ile taşıp […]

Dost

…Tasavvufun inandığı hürriyet, nefsin kin, kibir, yalan, gösteriş, menfaat, benlik gibi insanı hayvanlaştıran esâretinden kurtulması olduğuna göre, velîlerin gayesi, âdemoğlunu, cemiyetin hür adamı yapmaktır. Zîra kendileri hürdürler. Üstelik, dünya sevgisi ile bağlı olmadıkları için, dünya ehlinden de korkuları yoktur. Bu hikmet, irfan, îman ve aşk merkezleri, bizâtihi hâmil oldukları değerleri ücretsiz ve karşılıksız olarak etraflarına […]

Ken’an Rifâî Hazretleri Hakkında

Annem, babam, ablalarım, hepimiz Efendimin mânevî evlatları câmiasından olup ihvan halkasına dâhil olmak şerefi ve bu en büyük nasip ile ezelden lûtfa uğramışız. Bayramlarda, 3–4 yaşında iken hep hatırladığım, yeni elbiseler ve ayakkabılarla bayram namazından sonra konağa giderdik, Efendimizin elini öperken şu duâ her zaman kulaklarımda çınlamıştır. Kendileri “Allah’ın rızâsı üzerinize olsun” buyururlardı. Çocukları, şekerler […]

Ken’an Rifâî’de Kerâmet, Mucize ve İman

“Bir şeyler yazmak ister misin?” Sevgili kardeşim Melike’nin bu suali üzerine şöyle bir içim titredi, tüm vücuduma bir hareket geldi. Lâkin “isterim isterim, amma gel gör ki bu koca sultanlar öyle kendilerini şuna buna pek anlattırmıyorlar; günlerdir derdindeyim ama olmuyor, yazamıyorum” diyemedim. Beni tanıyanlar bilir. Öyle aklı fazla derinlere eren biri değilimdir. Mâneviyat konusunda da […]