Tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Her Nefes Dergisi, bu yolculuğa bir yol göstericinin rehberliğinde çıkan ve aldıkları her nefesi yeni bir fırsat ve hizmet vesilesi olarak görmeye çalışan tâlihli yolcuların zevkli hayatından akisler sunuyor. Alıp verilen her nefesin, ömrün kısalmasının değil, bereketlenmesinin bir işâreti olabilmesi için, uluların ummânından alınan aşk, irfan ve hikmet suyuyla gönüllerimizi yıkıyor. Bu dünyayı idrak zevkiyle dolarak yaşamanın yollarını gösteriyor.

Sohbetler (Kasım-Aralık 2017)

Ehl-i Beyt sevgisinden konuşulurken, Hocamız, o saâdetli devrin şu vak’asını anlattı: – “Bir gün Hazret-i Hüseyin evlâtlariyle yemek yerken, köle elindeki sıcak çorbayı Hazret’in üstüne döktü. Kaynar çorbadan vücûdu müteessir olmuştu. Köleye bir şey söylemedi; fakat yüzüne sertçe baktı. Köle suçlu ise de hem ârif, hem de lutuf ile muâmele görmeye alışık olduğundan hemen “Allah […]

“Fetâların Yüzü Suyu Hürmetine Bu Hayattayız”

  Biliyor musunuz efendim, son üç gündür hava durumunda şöyle bir şey var: Türkiye’de, bu mevsimde, İstanbul‘da hava sıcaklığı bugün de dâhil 21 derece olacak. Sebebi -aynen şöyle diyorlar- Cezayir’den gelen bir sıcak hava yüzü suyu hürmetine… Adımın bile anılmasından edep ettiğim bu mübârek günlerde, Peygamber‘in yanına adımın konulmasından edep ettiğim bu mübârek günlerde, bu […]

“14. DOST Ödülü Sahibi Emîr Abdülkādir el-Cezâirî Hakkında”

Cezayir emîri Abdülkādir el-Cezâirî 1807 yılında Batı Cezâyir’in Oran şehrine bağlı Kaytana köyünde dünyaya geldi. Soyu Hz. Hasan Efendimize dayanan Emîr Abdülkādir’in babası Muhyiddîn Efendi bir Kādirî şeyhi idi. Temyiz çağına kadar babasının gözetiminde köklü bir eğitim aldı ve küçük yaşta hâfız oldu. Aynı zamanda iyi bir at binicisi ve keskin nişancı olarak yetişti. Daha gençliğinde dînî ilimlerdeki […]

“14. DOST Ödülü Sahibi Prof. Dr. Fuat Sezgin Hakkında”

Prof. Dr. Fuat Sezgin 24 Ekim 1924 tarihinde Bitlis’te doğdu.  İlkokulu Doğubeyazıt’ta, ortaokul ve liseyi Erzurum´da bitirdi. 1943 yılında matematik mühendisliği okumak için İstanbul´a geldi. Ancak, tavsiye üzerine seminerine katıldığı Alman şarkiyatçı Hellmut Ritter’in, “bilimlerin temelinin İslâm Bilimleri’ne dayandığı” söylemi tüm düşüncesini değiştirdi. Bunun üzerine matematik mühendisliği okumaktan vazgeçerek, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Şarkiyat Enstitüsü‘nde “İslâmî Bilimler ve Oryantalizm” alanında […]

“Dedem Emîr Abdülkādir Cezâirî”

  Muhterem Hâzirûn, Ömrü hayatında dinî bir lider ve gerektiğinde cesur bir savaşçı olan büyük bir insanı anmak için bugün sizlerin arasında bulunmam benim için büyük bir zevk ve onurdur. Burada büyük büyükbabam olan Emîr Abdülkādir’in âilesini temsîlen huzûrunuzda bulunmaktayım. Kendisini takdime hâcet yok zîra birçok âlim ve düşünür onun hakkında çokça yazmışlardır.  Şâyet bugün […]

“Fuat Sezgin Hakkında”

Muhterem misâfirler,   DOST – İslâm’a Hizmet Ödülleri‘nin takdim edildiği bu özel gecede sizleri saygıyla selâmlıyorum. Fütüvvet temalı bu gecede, bütün hayatı mücadele ve zorluklarla geçmiş olan Fuat Sezgin Hoca’ya bu ödülün takdim edilecek olmasi cok mânâlı…   Fuat Sezgin ile ilk tanışmam 1980‘de Frankfurt Üniversitesi‘ne başladığım yıla denk geliyor, o zamanlar Frankfurt‘ta büyük bir […]

Karınca Fütüvvet Yolunda

  Fütüvvet lugatta “gençlik, kahramanlık, cömertlik” mânâlarına gelir. Ahlâkî mânâda ise, kerem, cömertlik, erdem ve şecaat gibi faziletlere sahip kişiler için kullanılmıştır. Fütüvvet, peygamberlerden kalma bir ahlâk yolu olarak görülmüştür. Hz. Ali baş fetâ olarak tanınmış ve O’nun yiğitliği, mertliği ve cömertliği örnek teşkil etmiştir. Fütüvetten ilk bahseden Hz. Câfer-i Sâdık (ö. 765) olarak bilinmektedir. […]

Vakit Fütüvvet Vaktidir

Bu sene TÜRKKAD ve Kerim Vakfı işbirliği ile 14.’sü düzenlenen DOST – İslâm’a Hizmet Ödülleri Takdim Gecesi ‘Hz. Peygamber ve Fütüvvet’ başlıklı idi. Ödüller sahiplerine takdim edildi. Gece şeklen de mânen de olağanüstü bir gece idi. Bu vesile ile emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Gecenin konusu da zîrâ olağanüstü idi: Hz. Peygamber ve Fütüvvet’.   […]

Filmlerin İzinden Fütüvvet

Sinemayı bütün sanatlardan beslenip disiplinler arası geçişi kendi içinde toplayan, çağın en göze çarpan eseri olarak değerlendirebiliriz. Kurgu, müzik, ışık, resim ve hikâye bir bütün biçiminde görülebilir. Hal böyle olunca sinema sanatı da bir hikmet sanatına dönüşüyor. İranlı yönetmen Mecid Mecidi “Eğer Hz. Muhammed bu dönemde yaşasaydı tebliği sinema olurdu” der, nitekim de doğru söyler. […]