Tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Her Nefes Dergisi, bu yolculuğa bir yol göstericinin rehberliğinde çıkan ve aldıkları her nefesi yeni bir fırsat ve hizmet vesilesi olarak görmeye çalışan tâlihli yolcuların zevkli hayatından akisler sunuyor. Alıp verilen her nefesin, ömrün kısalmasının değil, bereketlenmesinin bir işâreti olabilmesi için, uluların ummânından alınan aşk, irfan ve hikmet suyuyla gönüllerimizi yıkıyor. Bu dünyayı idrak zevkiyle dolarak yaşamanın yollarını gösteriyor.

Editörden (Temmuz-Ağustos 2017)

Her Nefes Dostlarımıza Merhaba, Yine, yeni bir sayımızda beraberiz. Temmuz-Ağustos 2017 sayımızın konusunu “Vatan-Millet Sevgisi” olarak belirledik. Bu konuyu seçtik çünkü 30 Ağustos 1922 vatanımızın ve milletimizin tarihinde son derece önemli bir tarih. O tarihte atalarımız, üzerinde yaşayacak bir vatanımız olabilmesi için her türlü yokluk ve fakirliğe rağmen kadın – erkek, çoluk – çocuk demeden […]

Sohbetler (Temmuz-Ağustos 2017)

– Derman aradım derdime, derdim bana derman imiş diyor Hazret-i Niyâzî… –“Dert olarak kabul edilecek şey, bâtın derdi yâni mânevî dertlerdir. Burada Niyâzî Hazretleri: Ben derdime derman aradım, yâni aslıma, cânânıma kavuşmaya ve kopup geldiğim vatanıma ulaşmaya yol aradım, dediler ki, derman kendindedir. Mâdemki cânânının derdini kendine dert edinmişsin, şu halde ona yana yakıla kavuşursun, […]

Vefa Apartmanı

Geçen yıl Türk Edebiyatı Vakfı’nda çalıştığım sırada, Ahmet Kabaklı tarafından başlatılan ve 45 yılı aşkın süredir her hafta devam eden Çarşamba Sohbetlerinden birine Sadık Yalsızuçanlar’ı konuşmacı olarak davet etmiştim. Sadık Yalsızuçanlar da kendisine “Bir Vefa Hikâyesi: Tevfik İleri” konuşma başlığını seçmişti. Bu vesileyle kendisinin Vefa Apartmanı adlı kitabına dalmış, satırların altını çize çize çalışmaya başlamıştım.  […]

İman, İslâm, Vatan

İman,  kuvvetli inanç demektir. Her insanda doğuştan bir şeye inanma ve bağlanma ihtiyacı vardır. Fakat kişi her zaman neye iman edeceğini bilemez, bir ideoloji, bir siyasi görüş, para, zenginlik ya da sıradan bir insana iman edebilir. İslâm’da iman ise İslâm’dan sonra gelen ikinci bir basamaktır. Bu ayrımı Hucûrat Sûresi 14. âyette net bir şekilde görebiliriz: […]

Birlik ve Beraberliği Parçalamak Atomu Parçalamaktan Zordur

Bir yer vardır ki; insan orada doğar, büyür, yaşar, yaşarken anılar biriktirir.  Zamanla oraya karşı bir aidiyet hisseder. Havasına, suyuna, toprağına bağlanır. Uzaklaştığında hasretini çeker. Vatanıdır orası. Sever, hem de çok sever. Uğruna canını verecek kadar. Çünkü vatan sevgisi fıtrîdir. Vatan, havasıyla, suyuyla, toprağıyla tarif ediliyor olsa da sadece bu maddî öğelerden ibaret değildir. Vatan, […]

Değişen Ben, Değişen Kıta!

Çocuk yaşta baba korumasını kaybedeli, Anneme dost olalı beri, Bir kahve kokusuyla ağlayıp yoksulluktan, Özel sevkiyatlarla gezeli beri, En Doğu’dan en Batı’ya görmeye çalışıp, Binlerce insanın aşından yiyeli beri, Dört dilde komşumun derdini dinleyeli, Dost hasretiyle tatlı söyleşmeleri özleyeli beri, Öğretmenlerimin anlattıklarını dinleyip, Uygulamaya çalışalı beri, Aşka sevk edip gönlümü, Kendimden kendime seyahate çıkalı beri, […]

Ballı Muzlu Yoğurtlu Yulaf Ezmesi

Malzemeler: 2 adet muz 1 su bardağı yulaf ya da kinoa ezmesi 1 yarım çay kaşığı tuz 1 çorba kaşığı bal Vanilya, tarçın veya badem esansı (isteğe bağlı) Orman meyvaları veya kuru meyva (tercihe göre) 1 paket meyvalı yoğurt   Hazırlanışı: Muzu püre haline getirin, üzerine yulaf ezmesini, balı, tuzu ve vanilyayı ekleyerek bir kâsede […]

Editörden (Nisan-Mayıs-Haziran 2017)

Merhaba Dostlar, Mübarek günler ve gecelerle dopdolu, mübarek Ramazan-ı Şerifi de içinde barındıran ve sonunda bizi bayrama kavuşturan Nisan-Mayıs-Haziran sayımızda yine hep beraberiz çok şükür. Dilimize pelesenk olmuş bir cümle vardır: “İnsan hayatında öyle zamanlar vardır ki, geldi mi her şey üstüste gelir.” Nedense de bu cümleyi hep biraz mahzun-hüzünlü söyleriz. Halbuki bu cümle içinde […]

Sohbetler (Nisan-Mayıs-Haziran 2017)

Ramazanın ilk günü idi: “Bir Ramazan daha geldi ve bizi bıraktığı gibi buldu. Belki de daha beter. Daha beter dememizin sebebi, Resûlullah Efendimiz’in ‘Bugünü dünkü güne müsâvî geçirene yazıktır’ buyurmalarıdır. Elinde fırsat varken, bugünü dünden, hele yarını bugünden aşağı geçiren kimseye yazıktır.”   *** Ramazan münâsebetiyle: “Bazen Ramazan’da, sokakta sigara içenleri görürüm de hâl dili […]