Tasavvuf, insanın kendi içine yaptığı yolculuktur. Her Nefes Dergisi, bu yolculuğa bir yol göstericinin rehberliğinde çıkan ve aldıkları her nefesi yeni bir fırsat ve hizmet vesilesi olarak görmeye çalışan tâlihli yolcuların zevkli hayatından akisler sunuyor. Alıp verilen her nefesin, ömrün kısalmasının değil, bereketlenmesinin bir işâreti olabilmesi için, uluların ummânından alınan aşk, irfan ve hikmet suyuyla gönüllerimizi yıkıyor. Bu dünyayı idrak zevkiyle dolarak yaşamanın yollarını gösteriyor.

Editörden (Kasım 2016)

Merhaba Her Nefes’in sâdık ve vefâlı dostları, Kasım 2016 sayımızda konumuz “Sıdk ve Vefâ”. Konumuzdan da anlaşılacağı üzere bu son sayılarımızda günlük hayatımızda sık kullandığımız bazı kelimeleri, değerleri ve bunların mânevî anlamlarını hatırlamaya ve hatırlatmaya çalışıyoruz. Bu iki-üç kelimenin, kullanılan günlük anlamlarının ötesindeki mânâlarını anlamak dileği ile bunları kimi zaman akıl eleğimizden ve kimi zaman […]

Sohbetler (Kasım 2016)

Nefsi kirlerinden arıtan, ancak sıdk ve ihlâstır. İhlâs, her bir umurunu Allah için yapmaktır. Her yaptığın işte, karşında Allah’ı görmezsen ihlâsta bulunmuş olmazsın. (Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 171) *** Biz ne isteriz de sen vermezsin? Senin için güçlük yok. Nur ve zulmet, akşam ve sabah da yok… Yâ Rabbî bizden murâdın ne ise bize onu […]

img_6896

Allah Var

Hazret-i Pîr, her Müslümanın kalbinde bir ilâhî vâiz olduğunu buyuruyorlar. Peki, siz bundan haberdar mıydınız? Hani, hiç susmayan bir ses vardır içimizde bir yerlerde ama o kadar samimi ve bize âit gibidir ki hiç yabancılık hissetmeyiz. İşte bu ses, ona âit… Yeri de belli aslında. “Kalp, Allah’ın nazargâhıdır.” derler ya, işte ilâhî vâizin meskeni de […]

3

Bir Selâm

Evime geldiğim sokakta, kapıların önüne kurulup herkesin geçişini izleyen bir sürü kediyle hemen her gün selâmlaşıyoruz. Bazen işten negatif enerji santrali gibi döndüğüm zamanlarda kedilere pek aldırmadan, onlara selâm vermeden yürüyüp geçer, bir an önce eve girmeye çalışırdım. Zorlu imtihan dönemlerinden geçerken onlara veya diğer yaratılmışlara karşı pek de sevgi ve merhamet nazarıyla bakabildiğimi söyleyemem. […]

vefa2

Allah’ın Vefâsı

Sıdk ve vefâ kavramları birbirini tamamlayan kavramlardır.  Sıdk, sözlükte saflık, temizlik, doğruluk ve sâdık olma anlamına gelir. Tasavvufî  olarak sıdk, Allah’a gönülden  bağlanarak çıkar hesabı yapmamaktır.  Her gördüğünü hak bilip ona göre davranmak, bir başka deyişle,  olduğu gibi görünme veya göründüğü gibi olma  halidir. Vefâ ise dostluk ve muhabbette sebat etme, sevgide süreklilik, bağlılık, sadakat […]

Sınanmaya Vefâlı

On dört yıldır bu memlekette yaşıyorum. Vatan hasreti ne demek unuttum. Gerçi vatan kelimesini gördüğüm, duyduğum her an içimde bir yerleri bir neşterle ince ince kesiyorlar sanki, sızlıyorum. Hayır, içimde hiçbir şeye karşı hiçbir özlem yok. Özlenecek bir şey de kalmadı geride; ne ben aynı ben ne ülkem aynı ülke… Hadi geriye dön kaldığın yerden […]

1

Editörden (Temmuz – Ağustos 2016)

Merhaba Dostlar, Her Nefes ekibi olarak, öncelikle tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet ve gazilerimize acil şifâlar diliyoruz. Her Nefes’in Temmuz – Ağustos 2016 birleştirilmiş sayısı konularımızı “Tevhid – Şehâdet ve İtidal” olarak belirledik. Konularımız bu kadar mühim olunca, biz aradan çekildik ve her dâim “Hayy” olan gönül sultanlarının eserlerinden ve öğütlerinden derlemeler yapalım istedik. Hatalarımızı  ve […]

Editörden (Ekim 2016)

Merhabalar Dostlar, Her Nefes Ekim 2016 sayısı ile yine huzura geldik, çok şükür. Bu sayımızda konumuz “Söz Dinlemek” üzerine olacak. Söz dinlemek, bu geçici dünya hayatımızda doğumumuzla başlıyor. Belki de çok daha önce, hatta belki de ilk cevabımızla, “Belî” (evet) sözünü verirken başlıyor hikâyemiz. Yüce kitabımız Kur’ân-ı Kerîm’in pek çok yerinde “söz dinlemek, itaat etmek” […]

Sohbetler (Ekim 2016)

Söz dinlememesiyle yanlış yolda gidip servetini, malını ve mülkünü kaybetmiş birisinden bahsediliyordu. Sabîha Hanımefendi bu kimse hakkında duâ ricasında bulununca: – “Ateş düştüğü yeri yakar. Hakkı ne ise onu bulur. Çünkü Allah Rabbül-âlemîndir. Allah îmânını kurtarsın. Lûtuf odur işte!” (Ken’an Rifâî, Sohbetler, Kubbealtı Neşriyâtı, 2000, s. 242) ***** Güneş doğunca idâre kandiline lüzum kalmaz, buyrulmuştu. […]